Aile
Aile-Psikoloji
Aile-Sağlık
Anlatı
Anne
Araştırma-Biyografi
Baba
Başarı ve Gelişim
Bedensel ve Rusal Engelli
Bilgisayar Teknoloji
Çocuk Eğitimi
Çocuk Kitapları
Deneme
Din Kültürü
Eğitim
Güncel
Hatırat
Kişisel Gelişim
Macera
Öykü
Pratik Hayat
Psikoloji
Roman
Set Kitaplarımız
Sosyoloji
Şiir
Tarihi Roman
Tiyatro
Üstün Yetenek
Yönetim
Yönetim-Kalite
/

 
Kitap Adı
:
Yayınevi
:
Yazar Adı
:
Sayfa Sayısı
:
Çıkış Tarihi
:
ISBN
:
Barkod
:
Fiyat
:
En/Boy
.
Kapak Cinsi
:
Genel Dağıtım
:
 
 
                                         GENÇ OSMAN
Genç Osman akıncılarıyla birlikte surun dibinde beklerken bir gürültü ile meydan karardı, burçlar sarsıldı. Kale cephaneliği ateş alıp patlamış; toz-toprak uçuşup havayı kaplamıştı. Genç Osman ve arkadaşları, toz bulutunun içinde kaybolmuşlardı. Gözleri kararan padişah: -"Eyvah!" diye bağırdı.
Duman incelmeye başlayınca padişah sancaktarını gördü. Yanındakilere bir şey demeden atını sürdü. Bir taraftan ilerliyor, diğer taraftan da kaybetmemek için gözlerini ondan ayırmıyordu. Çünkü başı ve kolları kopmasına rağmen suikastçılara doğru koşuyordu. Etrafındakiler dehşete kapılmış yürüyen şehide bakıyorlardı. Bağrışmalar ağlaşmalar arasında:
 "Genç Osman bir veliymiş, Genç Osman başını vermeyen bir şehitmiş..." sözleri yükseliyordu. Askerlere aldırış etmeyen Sultan Murat; akıncı beyini yakalamak için atından indi; ama uzattığı elleri, yere yığılıp kalan askerine yetişemedi.
Genç Osman, şahadet şerbetini içerken akan kırmızı kanı da bu uğursuz toprakları kızıla boyuyordu. 23 yaşındaki genç hükümdarı; başı ucunda durmuş, duyduğu acıyla ağlıyordu.
Genç serdar ölürken diyordu ki:

-Yüce Allah'ım! Kendimi bir hiç uğruna değil, Sana yaklaşmak için feda ediyorum. Şehit olurken Bağdat'ı Sultan Murat'a; oğlumu, Ayşe'mi, anamı da Sana emanet ediyorum

 
 

Bu Ürün İçin Henüz Yorum Yapılmamış ...

Ad Soyad
E-posta
:
Başlık
:
Yorum
:
   


Bu Ürüne Ait Video Bulunmamaktadır...
Bu Ürün İçin Resim Bulunmamaktadır ...

                                         GENÇ OSMAN
Genç Osman akıncılarıyla birlikte surun dibinde beklerken bir gürültü ile meydan karardı, burçlar sarsıldı. Kale cephaneliği ateş alıp patlamış; toz-toprak uçuşup havayı kaplamıştı. Genç Osman ve arkadaşları, toz bulutunun içinde kaybolmuşlardı. Gözleri kararan padişah: -"Eyvah!" diye bağırdı.
Duman incelmeye başlayınca padişah sancaktarını gördü. Yanındakilere bir şey demeden atını sürdü. Bir taraftan ilerliyor, diğer taraftan da kaybetmemek için gözlerini ondan ayırmıyordu. Çünkü başı ve kolları kopmasına rağmen suikastçılara doğru koşuyordu. Etrafındakiler dehşete kapılmış yürüyen şehide bakıyorlardı. Bağrışmalar ağlaşmalar arasında:
 "Genç Osman bir veliymiş, Genç Osman başını vermeyen bir şehitmiş..." sözleri yükseliyordu. Askerlere aldırış etmeyen Sultan Murat; akıncı beyini yakalamak için atından indi; ama uzattığı elleri, yere yığılıp kalan askerine yetişemedi.
Genç Osman, şahadet şerbetini içerken akan kırmızı kanı da bu uğursuz toprakları kızıla boyuyordu. 23 yaşındaki genç hükümdarı; başı ucunda durmuş, duyduğu acıyla ağlıyordu.
Genç serdar ölürken diyordu ki:

-Yüce Allah'ım! Kendimi bir hiç uğruna değil, Sana yaklaşmak için feda ediyorum. Şehit olurken Bağdat'ı Sultan Murat'a; oğlumu, Ayşe'mi, anamı da Sana emanet ediyorum